İlk gebelik muayenesinde yapılan işlemler

1 AYLIK GEBELİK (BİR AYLIK HAMİLELİK)
HAMİLELİĞİN BİRİNCİ AYI
Gebeliğin ilk ayında eşler genellikle gebelik şüphesiyle doktora başvururlar. Gebelik olduğundan emin olmadıkları için de büyük bir heyecan ve merak içerisinde olurlar. Bu nedenle bu ilk ayda yapılan muayenede öncelikle gebeliğin kesin olarak olup olmadığı ultrason ve gerekirse gebelik testleri ile belirlenir. Gebelik varsa sıradaki en önemli konu kalp atışının olup olmadığıdır. Yalnız kalp atışın çok küçük gebeliklerde oluşmaz yaklaşık 5-6 hafta civarında (adet geçmesinden 10-15 gün sonra) görülebilir. Bu ilk ayda bazen gebelik kesesi görüldüğü ve geliştiği halde içerisinde bebek oluşmaz bu duruma da sık rastlanır ve buna boş gebelik denir. Bu ay aile bebeğin durumunu ve sağlığını merak edebilir ancak henüz gebelik çok küçük olduğu için bu dönemde bebeğin canlı olması dışında pek bir özelliği değerlendirilemez, bir özürü var mı yok mu bu dönemde anlaşılamaz.

İlk gebelik muayenesinde yapılan diğer işlemler:
– Gebelikle ilgili riskler belirlenir
– Tahmini doğum tarihi hesaplanır
– Genel fizik muayene yapılır
– Annenin gebelik dışında herhangi bir sağlık problemi varsa bunun gebeliğe etkileri değerlendirilir
– Laboratuar testleri yapılır: Tam kan tahlili, idrar tahlili, kan grubu, Rh antikor taraması (kan uyuşmazlığı için), troid testleri (TSH), rubella, toxoplazma, Hbs ag testi (Hepatit B), HIV (AIDS) testi önerilir. (Bkz: Gebelikte yapılan tahliller ve testler)

Son adet tarihinin ilk gününden hesaplanan gebelik süresi 280 gün veya 40 haftadır. Tahmini doğum tarihi son adet tarihine 7 gün eklenip 3 ay geriye gidilerek hesaplanabilir. Prenatal muayenede en önemli incelemelerden biri gestasyonel yaşın belirlenmesidir, yani gebeliğin tam olarak kaç haftalık olduğunun belirlenmesidir. Bazen eşler son adet tarihini bilemezler bu durumda ultrason ölçümlerinden yararlanarak gebelik yaşı belirlenir.

Gebelik öncelikle kanda sonra idrarda ve en son ultrasonda tesbit edilir. Ancak gebelik kesesinin ultrasonda net olarak görülmesi sonrasında kesin olarak rahim içi bir gebelikten söz edilebilir. Çok erken gebeliklerde (adetin geçtiği ilk günlerde) testlerde gebelik çıkmasına rağmen ultrasonda görülemez.

Gebeliğin ilk haftalarında ağızda çok az bir tad değişikliği, hafif sabah bulantıları görülür. Bu dönemde implantasyon kanaması denilen çok az bir kanama gözlenebilir. Ayrıca halsizlik, göğüslerde aşırı hassasiyet, sık idrara çıkma gibi belirtiler hissedilebilir.

Anneye bu ilk muayenede şu konularda bilgiler verilir:
– İlaç kullanımı ve gebeliğe zarar verebilecek ilaçlar
– Sigara ve alkolün bebeğe zararları
– Kaçınılması gereken röntgen v.b durumlar
– Gebelikte beslenme
– Alması gerken vitaminler: Demir dışındaki tüm gereksinimler dengeli bir dietle karşılanabilir. Ayrıca gebeliğin ilk aylarında nöral tüp defektini önlemek için rutin folik asit desteği (0.4 mg) verilmelidir.
– Kilo alımı
– Egzersiz
– ve gebelikte rastlanabilecek sorunlar açısından bilgilendirilir.

Aşağıda belirtilen durumlarda doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz:
– Lekelenme şeklinde vajinal kanama
– Parça düşürme
– Karında çekilme, kasılma, kramp
– Şiddetli baş ağrısı
– Şiddetli kasık ağrısı
– Şiddetli bulantı, kusma
– Yüksek ateş
– İdrar yaparken yanma
– İdrara çıkamama
– Şiddetli kabızlık

Tek yumurta veya çift yumurta ikizlerinin parmak izleri

Tek yumurta ikizleri nasıl oluşur?
Bütün gebeliklerin yaklaşık yüzde biri ikiz gebeliktir. Bütün ikiz gebeliklerin üçte biri tek yumurta ikizidir. Tek yumurta ikizleri (monozigotik ikizler, identical) aynen tekiz gebeliklerde olduğu gibi anneden gelen bir yumurta ve babadan gelen bir sperm ile oluşurlar. Sperm ve yummurta birleşirler ve döllenme meydana gelir, bir tane döllenmiş yumurta (zigot) oluşur. Mono: bir zigot: döllenmiş yumurta anlamındadır, bu nedenle monozigotik denir. Buraya kadar herşey tekiz gebeliklerde olduğu gibidir. Döllenmeden belli bir süre sonra döllenmiş yumurta ikiye ayrılır ve ayrı iki embriyo gelişmesi başlar, bu bölünme ikiz gebeliğe neden olur.

Tek yumurta ikizleri her zaman birbirlerine benzer mi? Cinsiyetleri nasıl olur?
Tek yumurta ikizleri adı üzerinde tek bir yumurtanın ikiye bölünmesi nedeniyle oluştuğu için bütün genetik yapıları dahil her şeyiyle aynıdır. Bu nedenle görüntüleri her zaman tıpa tıp aynı olur. Cinsiyetleri her zaman aynıdır. Ancak çevresel faktörlerden dolayı farklı bölgelerde yaşayan tek yumurta ikizlerinin bazı özelliklerinin farklı geliştiği görülür. Farklı çevresel özellikler, farklı beslenme alışkanlıkları farklı genlerin aktivasyonuna neden olur.

Tek yumurta ikizi oranı ırklar ve toplumlar arasında farklılık göstermez. Çift yumurta ikizlerinin aksine ailede ikiz gebelikler bulunması gibi herhangi bir faktörden etkilenmez.
ikiz gebelik, ikiz hamilelik
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Parmak izleri aynı mı olur?
Tek yumurta veya çift yumurta ikizlerinin parmak izleri aynı olmaz.

Ultrason görüntüleri:
Tek yumurta ikizlerinde plasenta (bebeğin eşi) ortak bir tane veya ayrı ayrı iki tane olabilir. Amnion kesesi yani bebeklerin içerisinde bulunduğu su kesesi ortak veya ayrı ayrı olabilir. Bunu belirleyen döllenmiş yumurtanın ne zaman bölündüğüdür.
– Eğer döllenmeden sonra 3 gün içerisinde bölünme olursa ayrı amnion kesesi ve koryon zarı oluşur, çift plasenta oluşur (dikoryonik, diamniotik, çift yumurta ikizleri gibi).
– Bölünme döllenmeden sonraki 4-8 günler arasında oluşursa plasenta ve koryon tabakası tek olur, amnion iki adet olur (monokoryonik diamniotik). En sık görülen tip monokoryonik diamniotik gelişimdir, monozigotik ikizlerin %60-70’i böyledir.
– Bölünme 9-13 günler arasında olursa bütün keseler ortak, her iki bebek aynı kese içerisinde ve tek ortak plasenta olacak şekilde gelişir (monokoryonik monoamniotik).
– Döllenmiş yumurta 13. günden sonra bölünürse yapışık ikiz denilen durum meydana gelir, yapışık ikizler en çok parapagus denilen gövdenin yan tarafından birleşme şeklinde görülür. Bunun dışında baş bölgesinden, göbek bölgesinden, makat bölgesinden, göğüs bölgesinden birbirlerine yapışmış halde olabilirler.

Monokoryonik monoamniyotik ikiz gebeliklerde (mono-mono diye adlandırılır kısaca) kordon dolanması ve buna bağlı intrauterin kayıp riski yüksektir.

Annesinde gebeliğe bağlı şeker hastalığı (gestasyonel diabet)

Bazı hastalıklarda olduğu gibi hamilelikle ilgili bazı durumlarda da kalıtsal (ırsi, genetik) geçiş izlenebilmektedir. Bazen çevrenizdekilerden duyduğunuz “annem de hamileliğinde benim gibi çok bulantı, kusma şikayetleri yaşamış” gibi sözler buna en basit örnektir ve doğruluğu bilimsel çalışmalarla da gösterilmiştir. Annesinde veya kız kardeşinde gebelikte bulantı, kusma şikayeti olan kadınların hamileliklerinde bulantı, kusma şikayeti daha fazla izlenmiştir.

Annesinde gebeliğe bağlı şeker hastalığı (gestasyonel diabet) hikayesi olanların hamileliklerinde aynı durumu yaşama riski normalden fazladır. Annesi iri bebek doğurmuş olan kadınların (diğer bir deyişle kendi doğum ağırlığı fazla olan kadınlar) benzer şekilde iri bebek doğurma ihtimalleri normalden fazladır. Aynı durum annenizin günü geçmiş bir doğum (geç doğum) yapması için de geçerlidir. Annenizin vücut yapısına, boy, kilo ve kalça yapısına benzer yapıda iseniz (dar kalça) ve anneniz iri bebekler doğurmuşsa sizin de anneniz gibi zor bir doğum yapma ihtimaliniz olabilir, tabiki bunlar her zaman benzer şekilde olacak kesin kurallar değildir.
Anneniz veya annenizin ailesinde çift yumurta ikizi doğuranlar varsa bu sizin de ikiz hamilelik yaşama şansınızı arttırmaktadır.

Kısırlık ve nedenleri hakkında ayrıntılı bilgi

KISIRLIĞI ÖNLEMEK
KISIRLIK (İNFERTİLİTE) NASIL ÖNLENİR?

Kısırlık problemi yaşayan çiftlerde sorun kadın veya erkekte eşit oranda saptanabilmektedir, bazen her iki kişide de sorun saptanabilmektedir. Kısırlık problemi yaşayan çiftlerin yaklaşık %10-15’inde ise ne kadında ne erkekte hiçbir sebep satnamamamaktadır. Kısırlık ve nedenleri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Kısırlığın kadına ve erkeğe ait çok çeşitli nedenleri olabilmektedir, bu nedenlerden bazıları önlenebilir en azından riski azaltmak için bazı önlemler alınabilir niteliktedir ancak bazı nedenler (doğuştan olanlar gibi) önlenemez niteliktedir.

Bireylerde veya bir toplumda kısırlık (infertilite) problemine neden olabilecek riskleri önlemek veya en aza indirebilmek için bazı önlemler alınabilir, aşağıda bu önlemlerden bazıları sıralanmıştır.
– Sigara, alkol, uyuşturucu madde gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak.
– Stresten uzak durmak
– Sağlıklı beslenme kurallarına özen göstermez, aşırı kilo almamak.
– Kadınların yılda bir düzenli jinekolojik kontrol muayenesi olması bazı hastalıkların erken teşhisi sayesinde kısırlığın önlenmesini sağlayabilir.
– Cinsel ilişki ile geçen bazı hastalıklar PID gibi hastalıklara neden olarak kadın ve erkekte infertilite problemine neden olabilir. Bu nedenle bu tür hastalıklar açısından risk oluşturabilecek ilişkilerden uzak durmak veya kondom kullanmak önemlidir.
– Güvenilir olmayan cinsel ilişkilerde kondom (prezervatif) kullanmanın yaygınlaştırılması ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi için kampanyalar yapılmalıdır.
– Toplumda cinsel yolla geçen hastalıklar açısında risk altında bulunnan bireyler düzenli aralıklarla sağlık taramasından geçirilmelidir.
– Yaşın ilerlemesi ile özellikle kadınlarda üreme potansiyeli azaldığı için evlenme ve hamilelik ile planları yaparken yaş faktörünü de göz önünde bulundurmak gerekir. (bkz: kadının yaşı…, erkeğin yaşı…)
– Kimyasal maddelerle ilgili bir iş yerinde çalışıyorsanız bu maddelerin solunmasının veya temas etmenin kısırlık ile ilgisi var mı araştırmalısınız.
– Erkeklerde inmemiş testis veya varikosel gibi sperm kalitesini azaltacak hastalıkların erkenden tespit ve tedavi edilmesi.
– Okul, askeri birlikler gibi alanlarda topluma üreme sağlığı konusunda bilgi verilmesi.

Kısırlığı önleyen bitkiler nelerdir?
Hastalar arasında en sık merak edilen konulardan birisi de kısırlığı önlemek amacıyla kullanılabilecek bitkiler, çaylar, otlar, kürler var mıdır? Bu tür bitkiler ve benzeri maddeler bilinçsiz kullanım halinde zararlı etkiler oluşturabilirler bu nedenle özellikle kısırlık (infertilite) gibi hassas ve önemli bir konuda asla başvurulmamalıdır. Çiftler çocuk sahibi olmayı isterken bu tür çabalarla gebelik şanslarını daha da azaltabilirler farkına varmadan.

Hamile kalmayı (gebeliği) zorlaştıran veya engelleyen nedenler

HAMİLE (GEBE) KALMAYI ENGELLEYEN, ZORLAŞTIRAN FAKTÖRLER

Kadınlarda hamile kalmayı zorlaştıran yani kısırlık (infertilite) problemi ile ilişkili çeşitli hastalıklar ve faktörler vardır. Bu faktörlerin başında yaşın ilerlemesi gelir. Kadının yaşı ilerledikçe (özellikle 35 yaşından sonra) hamile kalması zorlaşır. 40 yaşından sonra bu risk daha fazla artar.

Hamile kalmayı (gebeliği) zorlaştıran veya engelleyen nedenler:
– Düzensiz cinsel ilişki: Gebelik için ideal olan haftada 2 kere düzenli ilişkidir. Eğer çiftler arasında herhangi bir nedenle haftada 1 veya daha seyrek cinsel ilşki meydana geliyorsa hamilelik oluşması zorlaşır, gecikir.
– Yumurtlama döneminde ilişkiye girilmemesi.
– Sigara hamile kalmayı kötü yönde etkileyen bir faktördür.
– Obezite (aşırı kilo, şişmanlık) olumsuz yönde etki eder.
– Aşırı zayıf olmak da olumsuz etki gösterir.
– Emzirme döneminde hamile kalmak zorlaşır ancak emzirme bırakıldığında tamamen normale döner.
– Stres

Hamile kalmayı zorlaştıran veya engelleyen hastalıklar:
– Hiperprolaktinemi (Süt hormonu, prolaktin yüksekliği)
– Troid hormon bozuklukları (Guatr hastalıkları)
– Yumurtalık ve tüpler ile ilgili geçirilen ameliyatlar
– Endometriozis ve Çikolata kisti (endometrioma)
– Rahim içerisinde bulunan septum (perde), büyük myom ve benzeri patolojiler
– Polikistik over sendormu
– PID (rahim ve yumurtalıkları içeren enfeksiyon) geçirilmesi
– Anovulasyon (Yumurtlama olmaması, yumurtlama düzensizliği)
– İleri derecede ciddi kronik hastalıklar (kalp, karaciğer vb.)

Hamile kalmayı zorlaştırmayan, etkilemeyen faktörler nelerdir?
Bazı faktörler sanılanın aksine hamile kalmayı engellemez, kısırlık (infertilite) problemine sebep olmaz, bunlar:
– Daha önce doğum kontrol hapı, doğum kontrol iğnesi kullanmış olmak
– Adet geciktirici veya adet söktürücü benzeri hormonal ilaçlar kullanmak
– Daha önce spiral kullanmış olmak
– Kürtaj yapılması
– Düşük yapmak, boş gebelik olması
– Erkeğin erken boşalması
– Antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar
– Adet zamanında ilişkiye girmek
– Rahim ağzında bulunan yaralar
– Rahim ağzı için yakma ve dondurma tedavileri
– Vajinal akıntı veya mantar
– Genital siğiller (kondilom)
– Rahmin geriye dönük olması (retrovert uterus)
– Ufak myomlar ve rahimin iç tarafında (submüköz) olmayan myomlar hamile kalmayı etkilemez
– Folikül kisti, korpus kuteum kisti, korpus hemorajikum gibi basit yumurtalık (over) kistleri kısırlığa neden olmaz. Ancak çikolata kistleri (endometrioma) tüplerde yapışıklık yaratarak kısırlık problemine neden olabilirler.
– Adetlerin aşırı ağrılı olması veya ilşki sırasında ağrı olması kısırlık (infertilite) ile ilgili değildir.
– Vajinal estetik ameliyatları (dudakların düzeltilmesi vb.) ileride hamilelik olıuşmasını etkilemez.

Hamile kalmak için dikkat edilmesi gerekenler

Hamile kalmak için dikkat edilmesi gereken öneriler:
– Öncelikle yumurtlama dönemine yakın zamanlarda ilişkiye girmeye özen göstermek gereklidir. Bu konuda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Buraya tıklayarak otomatik hesaplayıcı ile yumurtlama gününüzü hesaplayabilirsiniz. Yumurtlama gününün tespiti için evde yapılabilen yumurtlama (ovulasyon) testleri de kullanılabilir.
– Haftada 2 veya 3 kere düzenli cinsel ilişki hamilelik şansını arttırmak için yeterlidir. Her gün ilişki olması şansı daha fazla arttırmaz çünkü sperm 3 gün yaşayabilmektedir. Hatta her gün ilişki olması özellikle sperm sayısı az olan erkeklerde spermlerin yeterince birikmeden erkeğin boşalmasını sağlar, bunun yerine 2-3 gün spermlerin birikerek çok sayıda ve hareketli spermlerle ilişkiye girilmesi daha faydalıdır.
– İlişkide erkeğin hemen dışarı çıkmadan tamamen vajinanın içerisine boşalması gerekir. Kadının da ilişki sonrasında hiç ayağa kalkmadan sırt üstü 15 dakika yatması gerekir. Hemen ayağa kalkmak veya tuvalete gitmek spermlerin dışarı akmasına neden olabilir, bu da gebelik şansını azaltır. Kadın sırt üstü yataken de dışarıya bir miktar sperm akabilir, bu normaldir ve hiçbir önemi yoktur, bu sırada içeride kalan spermler gebelik için fazlasıyla yeterlidir.
– İlşkiye girilen pozisyon önemli değildir, önemli olan erkeğin içeriye boşalması ve kadının ilişki sonrası 15 dakika sırt üstü yatmasıdır. Gebelik şansını arttıran seks pozisyonları yoktur.
– Vajinanın içerisinin hiçbir zaman yıkanmaması gerekir.
– İlişkide kayganlaştırıcı mümkünse kullanılmamalıdır, kullanılacaksa da özellikle bu amaçla üretilmiş olan su bazlı kayganlaştırıcıları kullanmak gerekir. Bu amaç için üretilmemiş krem, yağ vb. kullanılmamalıdır.
– Sigara ve alkol, uyuşturucu gibi maddelerden uzak durmalısınız. Bunlar hamile kalma potansiyelini kötü etkileyen faktörlerdir.
– Aşırı kilonuz varsa bunları vermek, diet ve egzersiz yapmak faydalı olacaktır.
– Hamile kalmayı kolaylaştıran herhangi bir yiyecek veya içecek, bitkisel çay vb. yoktur. Bu tür bitkisel suların, (soğan suyu, soğan kürü) hamilelik açısından bir faydası yoktur.
– Stresten uzak durmalısınız.
– Hamile kalmayı kolaylaştırmak için çiftlerin evde kendi kendilerine kullanabilecekleri ilaçlar yoktur. Hamile kalmayı kolaylaştıran ilaçlar ancak kısırlık teşhsi konulan hastalarda doktor gözetiminde kullanılırlar, doktor denetimi dışında kullanmaları çok sakıncalıdır.
– Gebelik için kullanılan vitaminler (folik asit ve multivitaminler) veya demir (kan) hapları hamile kalmayı kolaylaştırmaz. Hamile kalmayı planlayan her kadının folik asit kullanmaya başlaması gerekir ancak bu hamileliği kolaylaştırmak için değil bebekte bazı özürleri önlemek içindir.
– Başka hastalıkları için kullandığınız bazı ilaçlar da gebe kalmayı zorlaşırıcı etkiler yapabilir, bu tür ilaçlar kullanıyorsanız kendi kendinize kesmeden önce bu tür bir etkisi var mı diye mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
– Kadının hamile kalma şansının en yüksek olduğu yaşlar 20-30 yaş arasıdır. Erkekte yaş kadın kadar önemli değildir. Kadında özellikle 35 yaşından sonra hamile kalma şansı (over rezervi) azalmaya başlar. Bu konuda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.